TVF Başkanı Mehmet Akif Üstündağ ve Milli Voleybolcularımız, Habertürk Türkiye Spor Zirvesi’ne Katıldılar

Habertürk Gazetesi’nin bu yıl ilk kez düzenlediği ‘Habertürk Türkiye Spor Zirvesi’ bugün (6 Nisan 2018, Cuma) İstanbul Hilton Bomonti Oteli’nde gerçekleşti.

Spor dünyasının önde gelen isimlerinin yer aldığı zirveye Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Spor Genel Müdürü Mehmet Baykan, TVF Başkanı Mehmet Akif Üstündağ, TVF Liglerden Sorumlu Asbaşkanı Ahmet Göksu, Milli Takımlardan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi ve Basın Sözcüsü Kurtaran Mumcu, Milli Takımlardan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Bahar Mert Üçoklar katıldı.

9 oturumdan oluşan zirvede ilk sözü Gazete Habertürk Genel Yayın Yönetmeni Selçuk Tepeli aldı. Açılış konuşmasını yapan Tepeli, sporun önemine değinirken, sporda, kadın voleybolu dışında ekonomideki çıkışa denk başarı hikayesinin eksikliğini hissettik. Bireysel ya da ekip sporlarında sadece iyi olmak yetmez. Hikayelere ihtiyacımız var.” dedi.

Açılış konuşmasının ardından Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak kürsüye gelerek zirve katılımcılarına hitap etti. Habertürk Spor Zirvesi’nde konuşan Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, amatör sporlarla da ilgili açıklamalar yaptı.

Bakan Osman Aşkın Bak, “Vergi Kanunları ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun”un amatör sporlar için bir devrim olduğunu dile getirdi.

Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, bu yasa sayesinde 250-300 milyon lira gibi bir vergi gelirinin amatör branşlara harcanacağını söyledi.

“TBMM’den çıkan profesyonel faaliyetlerde elde edilen vergilerin, o takımın amatör branşlarına harcamasıyla ilgili kanun çok önemli bir konu. Bunun için Cumhurbaşkanımıza, Başbakanımıza ve TBMM’de destek olanlara teşekkür ediyorum. Amatör branşlarda bu bir devrimdir. Bu Maliye Bakanlığı ve bizim tarafımızdan da denetlenecek. Kulüplerimiz bu yasadan önce amatörler branşlardan dolayı bütçede açık yaşadıklarını söylüyorlardı. Artık bu da halloldu. Büyük kulüplerimiz büyük yatırımlar yapacak. Yüzyılı aşmış bu çınarların amatör branşlara daha fazla destek vermesini istiyoruz. Gelecek olimpiyatta Türkiye çok daha iyi yerlere gelecek.”

Sporun tüm paydaşlarının buluştuğu zirvede, Habertürk Gazetesi yazarı Fatih Altaylı’nın moderatörlüğünde gerçekleşen “Kadın ve Spor” oturumuna Türkiye Voleybol Federasyonu Başkanı Mehmet Akif Üstündağ, Vestel Ticaret A.Ş. Genel Müdürü Ergün Güler, Fenerbahçe Bayan Voleybol Takımı oyuncusu Bahar Toksoy Guidetti, Beşiktaş Bayan Voleybol Takımı oyuncusu Zeynep Seda Uslu ve VakıfBank Bayan Voleybol Takımı oyuncusu Ayça Aykaç katıldı.

Türkiye Voleybol Federasyonu Başkanı Mehmet Akif Üstündağ; bu yıl bayan voleybolunda Avrupa’daki bütün kupalara Türk takımlarının talip olduğunu anlatarak, “Takım sporlarındaki başarımız ortada. CEV Şampiyonlar Ligi’nde Galatasaray ve VakıfBank, Dörtlü Finallerde, CEV Kupası’nda Eczacıbaşı VitrA, Challenge Kupası’nda Bursa B.Şehir Bld. finaldeki ilk karşılaşmalarından galibiyet ile ayrıldı, bundan daha güzel bir başarı olamaz, bundan dolayı gururluyuz. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) yaptığı araştırmada, aileler kız çocuklarının voleybolcu olmasını istiyor. Erkeklerde de altyapıdan çok başarılı sporcular geliyor. Altyapıya çok önem veren bir federasyonuz. Burada Bakanlığımızın da katkısı büyük. Sayın Cumhurbaşkanımızın ve Bakanımızın sporun içinden gelmesi de çok önemli. Bunların yanı sıra voleybol olarak satranç branşından sonra en fazla lisanslı ve faal sporcuya sahip bir Federasyonuz. Kulüpler düzeyinde Avrupa’da ülke sıralamasında Türkiye bayanlarda ilk sırada yer alıyor.”

Üstündağ, konuşmasının sonunda Vestel’in sponsorluğundan dolayı memnuniyetini dile getirerek; desteklerinden dolayı Vestel A.Ş. Genel Müdürü Ergün Güler’e teşekkür etti.

Vestel Ticaret A.Ş. Genel Müdürü Ergün Güler de; Türkiye’nin en başarılı takım sporu olan voleybola sponsor olmaktan ve yatırım yapmaktan dolayı çok mutlu olduklarını anlatarak, “Voleybol, ülkemizde kadınların en başarılı olduğu branş. Cumhuriyet tarihinin en büyük kadın hareketi olarak görüyoruz. Ülkemizde ne şirketler arasında, ne bilim de, ne de sanatta  böyle sürdürebilir bir başarı yok. Basketbolda NBA neyse Vestel Venus Sultanlar Ligi de voleybolda o. Piyasa değeri olarakta, oyuncu kalitesi olarakta dünyanın en iyi ligi bizde.” değerlendirmesinde bulundu.

Güler, konuşmasının sonunda; kadın voleybolunun marka değerinin artışına değinerek Vestel olarak bu spor dalına destek vermeye devam edeceklerini de söyledi.

Gerçekleşen oturumda söz alan milli voleybolcularımız, kadın sporcu olmanın zorluklarının önemine dikkat çektiler.

Beşiktaş Bayan Voleybol Takımı oyuncusu Zeynep Seda Uslu; ülkemizde kadın sporcu olmanın dezavantajlarının olduğunu ancak Türk kadının kendisine imkan verildiği ve gerekli desteklerin verildiği takdirde çok başarılı olacağını belirtti.

Fenerbahçe Bayan Voleybol Takımı oyuncusu Bahar Toksoy Guidetti de anne olduğunu hatırlatarak sporun çocuklara küçük yaştan itibaren aşılanmasını gerektiğini söyledi. 

VakıfBank Bayan Voleybol Takımı oyuncusu Ayça Aykaç ise; aynı zamanda üniversite öğrencisi olduğunu, üniversite ile spor hayatının bir arada yürütmenin kolay olmadığından bahsetti.

Öğleden sonra gerçekleşen Voleybolda Markalaşma ve Sponsorluk oturumunda ise; Gazete Habertürk Spor yazarı Murat Ağca’nın moderatörlüğünde, Eczacıbaşı Holding Genel Müdürü Sacit Basmacı, Eczacıbaşı Medya ve Dijital Pazarlama Müdürü Ayşen Akalın ile Eczacıbaşı VitrA Bayan Voleybol Takımı Menajeri Nalan Ural konuşma yaptı.

Eczacıbaşı Holding Genel Müdürü Sacit Basmacı; “1996’da sadece kadın voleyboluyla devam etme kararı verdik. Bunun arkasında Türk kadının kendisine imkan verildiği ve gerekli desteklerin verildiği takdirde çok başarılı olacağı felsefesine inandık. Erkekleri geçeceğine inandık ve geldiğimiz noktada tohumlarını attığımız için mutluyuz. Türk kadını voleybolda en başarılı noktasına geldi. 10 yıldır 56 Avrupa ülkesi içinde kulüpler bazında 1 numarayız. Türkiye bir süredir hep 1 numara, bunun başka branşta örneğini göremiyoruz. Ülke olarak hiçbir branşta ne dünyada ne de Avrupa’da bu noktada değiliz. Bu noktaya gelinmesinde bizim de çorbada tuzumuz olduysa ne mutlu bize.” şeklinde konuştu.

Eczacıbaşı Medya ve Dijital Pazarlama Müdürü Ayşen Akalın ise; “Dijitalleşme ve segmentasyonun arttığı bir dünyada büyük gruplara ulaşmak çok zor. Sporun doğasından kaynaklanan heyecan, rekabet, tutkuyla diğer alanlardan ayrılabilirler ve markalarımız bu doğrultuda duygusal bir bağ kurabilirler. Ekonomiye katkı sağlamak ana değerlerimizden biri, bu yüzden daha sporcu yetiştirmek, Türk sporunun ileriye gitmesi için elimizden ne gelirse yapıyoruz. Kadınların yeri de toplumların gelişmişlik düzeyini gösteriyor. VitrA’nın kadın ve sporla arasındaki bağı kurması çok önemli bizim için. Sponsorluklarımızda toplumsal fayda ve duygusal bağ üzerine gidiyoruz.  Eczacıbaşı da yurtdışında başarılı bir takım. İkisinin bir araya gelmesi de önemli oldu. Hedef kitlemiz kadın ve kadın voleybol takımını sahipleniyor olmamız güzel oldu.” değerlendirmelerinde bulundu.

Eczacıbaşı VitrA Bayan Voleybol Takımı Menajeri Nalan Ural ise yaptığı konuşmada bayan ve erkek voleybolu arasındaki farklara, yabancı sınırına ve voleyboldaki seyirci sayısına değindi.

Ural, “Eczacıbaşı altyapısında yetiştim ve hep zirveye oynayan takımlarda forma giydim, sadece Eczacıbaşı’nda değil başka kulüplerde de oynadım. Yetiştiğim kulüp olduğu için söylemiyorum ama kadınların erkeklerden dünya pazarında daha iyi olmasının nedeni olarak iyi çalışan federasyonlar olduğu kadar bu işe doğru yaklaşan, yatırım yapan kulüplerin olduğunu da düşünüyorum. Buraya geldiğim andan itibaren voleybolun en önemli dinamiği olmaya çalışan bir kulüp oldu. Altyapısından önce insan sonra sporcu yetiştirmek hedefi vardı Eczacıbaşı’nın. Önceliği iyi insan, iyi sporcu, topluma faydalı insan. Türkiye’de başarılı, Avrupa’da başarılı ve dünyada başarılı.

Yabancı sınırını yeterli hale içimizde getirdik. Futbol ve basketboldaki yabancı sayısının serbest bırakılmasının doğru politika olduğunu düşünmüyorum. Avrupa’da ve dünyada biz buraya Türk oyuncularla da geldik. 14 kişilik voleybol kadrosunda 3 yabancı olabiliyor, Avrupa’da da 1 veya 2 ilave olabiliyor. Bunun da sıkıntılarını gördük. Türk Milli Takımı’na da katkılarını görüyoruz. Lige ve Milli Takım’a katkı için Türk oyuncularla oynamak gerektiğini düşünüyorum. Bu sabır işi, 52 yıllık bir çalışma. Bu sayede buralara kadar getirdik.”dedi.

Bu Yazıya Oy Verin